Turkvod.Com'a hoş geldiniz

Forumumuzdaki konu, rehber ve diğer tüm içerikler yalnızca kayıtlı üyelerimize açıktır. Topluluğumuzun sunduğu tüm fırsatlardan yararlanmak için hesabınızla giriş yapmanız veya yeni bir üyelik oluşturmanız gerekmektedir.

Üyelik işlemi tamamen ücretsizdir ve yalnızca birkaç saniye sürer. Üye olduktan sonra içeriklerin tamamını görüntüleyebilir, konulara yorum yazabilir ve toplulukla etkileşimde bulunabilirsiniz.

Lütfen aşağıdaki butonları kullanarak giriş yapın veya hızlıca kayıt olun ve Turkvod.Com topluluğuna hemen katılın.

Makale MUHABBET-SOHBET

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Magnezyumun Beynimize Etkisi
Son yıllarda magnezyumun popülerliği ciddi anlamda artıyor. Magnezyum günümüzde artık normal eczanelerde ve hatta marketlerde dahi rutin olarak kendine yer buluyor. Artık nerdeyse tüm besinlerin odak noktasında magnezyum bulunuyor. Magnezyumla ilgili övgüler bir abartıdan mı ibaret yoksa gerçeklik payı var mı? Bu sorulara daha yakından bakmaya çalışalım.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Her şeyden önce magnezyumun faydalı olduğuna dair söylenenler bir şehir efsanesi değil, büyük ölçüde bilimsel verilere dayanarak söylenen bir gerçektir. Endüstriyel çiftçiliğin bu denli yaygınlaşması ne yazık ki magnezyum açısından ciddi bir boşluk doğurmuş durumda. Bunun yanında bir de elbette suni gübreleri sıralayabiliriz. Magnezyumla ilgili potansiyel rezervler azaldığında bunun olumsuz etkilerine en çok anksiyete rahatsızlığında denk geleceğiz.


Ayrıca stres odaklı pek çok hastalığın daha da yaygınlaşması beklenebilir bir durum. Biyokimyasal reaksiyonlarda yer alan magnezyum maddesi, hücre transferinde etkin şekilde rol oynar. Hücrelerin enerji üretmesine olanak sağlayan magnezyum, kemiklerde yoğun şekilde yer alır. Özellikle de zar bölümünde bolca magnezyuma rastlamak olasıdır. Magnezyum, hem protein oluşumlarına hem de kasların kasılabilmelerine katkı sunar.

Eksiklikleri Nörolojik Bozuklukları Tetikliyor
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Magnezyumla ilgili en önemli araştırmalardan bir tanesi de eksikliğinin çeşitli nörolojik bozukluklara davetiye çıkardığı yönündedir. Kronik şekilde magnezyum eksikliği olan kişilerin çeşitli psikiyatrik problemlerle karşı karşıya kaldığı kanıtlanmıştır. Neyse ki magnezyum takviyesi almak gibi pratik bir çözümden söz edebiliriz. Magnezyum aynı zamanda stresinizi azaltan, sizi rahatlatan, gevşeten doğal bir maddedir. GABA alıcılarını doğrudan uyarabilen magnezyum sayesinde stresi azaltmak oldukça kolay. Yapılan araştırmalar magnezyumun rahatlatıcı yönünü ortaya çıkarmıştır. Bilindiği üzere GABA olması gerektiği gibi çalışmadığı takdirde kişi daha fazla kaygı, endişe gibi duygulara sahip olur. Beyinde bir hiperaktivite durumu oluşur ve olağan fonksiyonlar devre dışı kalır. Bu tip etkiler zamanla anksiyeteye zemin hazırlar. Magnezyumun varlığı tüm bu süreçleri dengeler ve düzene sokar.

Nöronları Korumak İçin Koruma Kalkanı Oluşturur
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Diğer taraftan magnezyum kortizol düzeyini düşürür. Stres hormonlarının salınımı bu sayede azalır ve beyne ulaşamaz. Bir bakıma nöronlar için bir koruma kalkanı gibi hareket eder. Kortizol durumlarında beyin hızlı hareket edemez, hızlı düşünüp aniden tepki vermez, hafıza ise görece daha yavaş çalışır. Odaklanma konusunda ya da makul kararlar verebilme noktasında sorun yaşayan insanlarda genelde magnezyum eksikliği tespit edilmiştir.



Hangi Durumlarda Magnezyum Takviyesi Almalıyım?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Magnezyumun sağlığımız adına ne kadar kritik bir rol üstlendiğini görmüş olduk. Peki magnezyum takviyesi almanızı gerektiğine nasıl karar vereceksiniz? Pek çok kişi bu konuda ne yazık ki belli bir bilinçten uzak olduğu için çözüme de uzak kalabiliyor. Bu yazımızdan sonra elbette hemen bir koşu magnezyum stoklamayın. Çünkü magnezyum tüketimi elbette herkes için aynı düzeyde uygun olmayabilir. Mesela en basiti böbrekleri ile alakalı olarak problem yaşayan kişilerin magnezyum tüketmesi pek tavsiye edilen bir durum değildir. Bu nedenle en iyisi önce bu konuda uygun bir hekime görünmenizdir. Eğer magnezyum açısından uygun olduğunuza kanaat getirilirse gerekli takviyeler yapılacaktır. Kafanıza göre, bilinçsiz şekilde magnezyum tüketmeniz, sizin için yarardan çok zarar da getirebilir. Bu nedenle yukarıda da belirttiğimiz üzere doktorunuzun onayı olmadan ekstra magnezyum tüketmeyin. Doktorunuz en kötü ihtimalle size kullanmanız gereken dozu belirtecektir.

Magnezyum Barındıran Besinler
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Magnezyumun en zengin olduğu besinler tabi ki doğal besinlerdir. Ne yazık ki günümüzde organik besinlere ulaşmak bir hayli zorlaştı.

En zengin magnezyum besinleri arasında,

  • Badem, ceviz, fındık gibi kuru yemişler,
  • Nohut, fasulye, mercimek ve börülce gibi baklagiller,
  • Domates, kereviz, ıspanak, soğan ve marul gibi sebzeler,
  • İncir, üzüm, hurma, avokado ve muz gibi meyveler,
  • Buğday, yulaf, çavdar gibi tahıllarda ve tüm tahıllı ekmekler,
  • Ay çekirdeği ve kabak çekirdeği gibi tohumlar
  • Maydanoz, bezelye, kabak ve kuru üzümü sıralayabiliriz.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Yeterli Derecede Su Tüketmediğinizi Gösteren Belirtiler
Su elbette sadece biz insanlar için değil, pek çok canlı türü için hayati düzeyde bir öneme sahip. Belki bu konuda tam anlamıyla bir bilince sahip değiliz; ancak çoğumuz günlük olarak tüketmek zorunda olduğumuz su miktarının epey gerisindeyiz. Yeterli düzeyde su tüketmemek kısa ya da uzun vadede vücudumuzda çeşitli problemlere neden olabiliyor. Bu nedenle vücudun su ihtiyacını kontrol etmek oldukça mühim bir konu. İşte düşük düzeyde su tükettiğimiz zaman ortaya çıkabilecek muhtemel belirtiler:

Yorgunluk Hissi:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Su bilindiği üzere vücudun en önemli direnç ve enerji kaynağı olarak kabul görür. Susuzluğa maruz kaldığında enzimatik aktiviteler yorgunluk ya da halsizliğe neden olur.



Astım ve Alerjik Durumlar:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Vücut dehidratasyonla karşılaştığında hava yollarını daraltmak zorunda kalır. Susuzluğunuzu henüz hissedemeden histamin salgı düzeyini artırmaya başlıyor.

Yüksek Kan Basıncı:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Vücut ideal olarak su ihtiyacını temin ettiğinde %90’lık bölümü suyla kaplı haldedir. Susuz dönemlerde kan kalınlaşmak durumunda kalır. Akış sırasında direnç, artar ve bu durum kan basıncının ne yazık ki artmasına alan yaratır.

Cilt Sorunları:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Deri aracılığı ile toksinlerin atılması sekteye uğradığında cilt problemleri baş göstermeye başlar. Bu da dermatitten kırışıklıklara dek pek çok sorunun ortaya çıkması demek.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Sağlığınız İçin Kırmızı Mucize Likopeni Hayatınızdan Eksik Etmeyin
Kimi meyvelerin ya da sebzelerin baskın bir şekilde kırmızı renge sahip olma sebebini hiç düşündünüz mü? Bu konu karşımıza kaçınılmaz bir şekilde likopen kavramını çıkaracaktır. Likopen vücudumuzun her daim ihtiyaç duyduğu elementler arasında yer alır.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Toksin atma süreçlerinde özelikle likopenin önemi bir kez daha ortaya çıkar. Aynı zamanda beta karoten açısından zengin olması dolayısıyla göz sağlığında da önemli bir yer tutar. Likopen besinlere kırmızı rengi veren ana maddedir. Özellikle antioksidan bakımından son derece güçlü bir yapıya sahiptir. Sadece kırmızı değil aynı zamanda pembe rengin ortaya çıkmasında da etkilidir.


Bugün sıklıkla tükettiğimiz sebzelerden biri olan domateste ciddi düzeyde likopen bulunur. Kansere karşı korumada oldukça etkili olduğuna inanılır. Likopenin günlük düzenli olarak tüketilmesi gerekir. Uzmanlar likopenin günlük düzenli olarak tüketilmesi gerektiğini savunuyor.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Vücutta birikmeye başlayan serbest radikallere karşı bir antioksidan görevi gören bu özel madde, tam anlamıyla mucizevi sonuçlar doğurur. Sağlıkla ilgili faydaları bir tarafa, likopen ayn zamanda boya endüstrisinde de sıkça kullanılan bir madde olarak dikkat çeker. Likopenli besinleri hem sıcak hem de soğuk atmosferlerde muhafaza etmek mümkündür. Örneğin domates pişirildiği zaman likopen düzeyi daha da artış gösterir. Farklı sıcaklıklarda bu tip ürünlerin kimyasal yapılarında bir bozulmaya rastlanılmaz.

Hangi Sebze ve Meyvelerde Likopen Bulunur?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Günümüzde likopen bakımından en etkili sebze domates olarak kabul görür. Örneğin günde 3 adet domates yemek, vücudun ihtiyacı olan antioksidanı temin eder. Aynı zamanda domatesin çeşitli kalp rahatsızlıklarına karşı etkili bir silah olduğu biliniyor. Diğer yandan domates, cildi tazeler ve yaşlanmayı durdurur.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Likopen açısından zengin olan bir diğer sebze karpuzdur. Sulu besinler özelinde en kuvvetli besin olarak kabul görür. Sadece iki dilim karpuz yiyerek ihtiyaç duyulan karpuzun %30’unu karşılamak mümkündür. Domatesle kıyaslarsak, karpuzdaki likopen düzeyi daha düşüktür. Bunun temel sebebi, karpuzun daha açık renge sahip olmasıdır.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Kuşburnu da likopen açısından yüksek besinler arasında gösterilir. Kuşburnu bilhassa enfeksiyon oluşumlarının önüne geçen bir besindir. Diğer yandan kum oluşumlarına engel olur ve kan şekerini düzenler.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Acı ve ekşi bir tada sahip olan greyfurt sayesinde de kış aylarında bol miktarda likopen alabilirsiniz. Greyfurtun aynı zamanda lif ve C vitamini açısından da çok zengin bir içeriğe sahip olduğu biliniyor. Vücut direncinizi artırmak adına bol bol greyfurt tüketmelisiniz.



Likopenin Temel Yararları
1. Sağlıklı beslenmeyen kişilerin hormonları bir zaman sonra dengesiz bir hal alır. Bu durum stresle birleşir. Stresin artması bağışıklığı azaltır. Stres, hastalıkların oluşumunu tetikler. Fakat likopen bakımından zengin olan besinler sayesinde vücut enerjisi artış gösterir.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


2. Damar tıkanmalarına ve kan hastalıklarına karşı vücut kendi başına antioksidan üretemez ve bu ihtiyacını besinler vasıtasıyla sağlar. Likopen açısından zengin besinlerin alımı ile beraber damarlar kısa süre içinde temizlenir.

3. İlerleyen yaşlarda unutkanlık problemi ya da benzer psikolojik rahatsızlıkları önler.

4. Ürik asiti azaltır ve bu sayede kemik ya da kas ağrıları oluşmaz.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


5. Likopenli besinlerde sıvı düzeyi bir hayli fazladır. Bu durum cildin tazelenmesi açısından oldukça önemlidir. Likopen bakımından zengin ürünler tüketerek cildinizi genç tutabilirsiniz. Hatta kadınlar için tam anlamıyla bir güzellik sırrı olarak kabul görür. Pek çok diyette likopenli ürünlerin ön planda olduğunu söyleyebiliriz.

6. Göz sağlığını önemli ölçüde korur.

7. Akciğerde oluşabilecek iltihapları önler. Bu sayede astım tehlikesini bertaraf eder.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Bu Yöntemler Nikotini Vücuttan Temizliyor
Ne yazık ki sigara pek çok organımıza ciddi anlamda zarar veriyor.

Sigara tüketimi organlarımızı olumsuz yönde etkiliyor ve çeşitli hastalıklara davetiye çıkarıyor.

Bu kötü alışkanlık maalesef kanserden kalp rahatsızlıklarına dek çok sayıda hastalığı tetikliyor.


Yine de nikotinin zararlarından bizi önemli ölçüde koruyacak bazı yöntemler de yok değil. Sigarayı bıraktıktan sonra bazı besinlere özellikle ağırlık verebilirsiniz. Yoksa tek başına sigarayı bırakma kararı almak hiçbir anlam taşımayacaktır. İşte sigarayı hayatınızdan çıkardıktan sonra ağırlık vermeniz gereken bazı önemli besinler.

Kivi
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Nikotini vücuttan doğal yollarla atabilmek son derece önemlidir. Bilindiği üzere sigara bağımlılığı vücutta ciddi bir enkaz yaratır. Bu enkazı atmak ciddi bir emek ve disiplin ister. Kivi özelikle içinde bol miktarda vitamin barındıran kıymetli bir meyvedir. Bol bol kivi tükettikten sonra göreceksiniz ki vücudunuzda biriken nikotinler zamanla azalacaktır.

Isırgan
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Isırganda müthiş yoğunlukta bir demir içeriğinden bahsedebiliriz. Vücudun dezenfekte edilmesi adına ısırgan etkili bir rol oynar.

Havuç Suyu
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Nikotin bilindiği üzere cilde ciddi zararlar getirir. Bu anlamda bol bol havuç tüketmek önemlidir. Havuç suyunun bilhassa cildi yenileme noktasında somut faydaları olacaktır.



Su
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Temel yaşamsal besinimiz olan su tüketimini, nikotinin atılma sürecinde daha fazla tüketmelisiniz.

Zencefil
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Az miktar zencefili yemeklerinize katarsanız hem yemeklerinize özel bir lezzet katar, hem de toksinlerin temizlenmesini hızlandırırsınız.

Ispanak
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Özellikle ıspanağı çiğ olarak tüketmeniz son derece önemlidir. Çünkü ıspanak pişirildiği andan sonra vitaminlerini kaybeder. Vitaminlerle beraber folik asidin kaybedilmemesi şarttır.



Brokoli
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Mucizevi besinlerden biri olan brokoli özellikle toksinleri ya da metalleri kısa süre içinde yok eder. Hatta kanseri yenme konusunda dahi ciddi etkileri olduğu kanıtlanmıştır. B5 vitamini açısından zengin bir besin olan brokoliye sigarayı bıraktıktan sonra sıklıkla yer vermelisiniz. Üstelik sanılanın aksine brokoliden oldukça lezzetli yemekler yapmak mümkündür.

Biber
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Tıpkı ıspanakta olduğu gibi biberin de çiğ olarak tüketilmesi çok daha faydalı olacaktır. Biberi çiğ olarak doğradıktan sonra salatanıza dahil edin. İçinde yer alan vitaminler sayesinde tütünün olumsuz etkilerinden kurtulabilirsiniz.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Kanseri Tetikleyen 15 Tehlikeli Unsur
Çağımızın tam anlamıyla baş belası olan kanserle ilgili bugüne dek

binlerce bilimsel makale yayınlandı, keza aynı şekilde çok sayıda bilimsel araştırma gerçekleştirildi.

Kanserde genetik etkenlerin ön planda olduğu bilimsel açıdan ortaya konsa da pek çok farklı etkeni kanser konusunda gerekçe olarak sunmak mümkün.


Ne yazık ki kanser açısından pek de şanslı bir dönemde doğduğumuzu söyleyemeyiz. Yediğimiz besinlerden hava kirliliğine dek, içinde yaşadığımız çağda pek çok şey, kansere adeta davetiye çıkarıyor. Geline kanser oluşumunu tetikleyen farklı gerekçeleri bu listeyle beraber hatırlamaya çalışalım.

Şeker
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


“Şekerin tetiklemediği bir rahatsızlık var mı ki” dediğinizi duyar gibiyim. Şeker kanser türleri için de oldukça tehlikeli bir madde olarak öne çıkıyor. Aşırı şekerli gıdalar tüketmenin genelde diyabeti tetiklediği bilinir; ancak bunun yanında hücrelere ciddi zararlar verebildiğini atlamamak gerekiyor.

İşlenen Gıdalar
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Girişte de değindiğimiz üzere bugün hazır olarak satın aldığımız gıdaların pek çoğu güven vermeyen bir içeriğe sahip. Daha çok tüketim ve daha fazla para uğruna besinlerde kullanılan katkı maddeleri, işlenmiş gıdalar, GDO’lu besinler, kanser için ciddi bir zemin hazırlıyor.

Sigara
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Sigara daha çok akciğer kanserine yakalanmanıza neden olsa da kanser için de bir itici güçtür. İçmeseniz, dumana maruz kalsanız dahi bu tehlike geçerlidir.

Güneş Işınları
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Oldukça uzun süre boyunca güneşin altında vakit geçirmek kanser riski yaratabilir. 20 dakikadan daha fazla güneşte kalmak ne yazık ki ciddi risk altındasınız. Bu nedenle gözlük, güneş kremi, şapka gibi koruyucu unsurları es geçmeyin.

Zehirli Kimyasallar
Bazı meslekler doğaları gereği ne yazık ki zehirli kimyasallarla iç içe olabiliyor. Boya ustaları, zift ustaları, kot zımpara işçileri, saç boyasından dolayı kuaförler, lastik üreticileri görece zehirli kimyasallar bakımından risk altındadırlar.

Gece Çalışmak
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Vücudun her zaman doğal bir dengesi vardır. Bu düzenden ve doğal yapıdan çıktığınız an, vücudun dengesi allak bullak olur. Bu da ne yazık ki kanser riskini artırır. Erken uyuyup erken kalkacağınız düzenli bir yaşama evirilmeniz daha sağlıklı olacaktır. Sürekli mesai değiştirenler ve vardiya gereği gece çalışabilenler, freelance olarak çalışan kişiler, buna örnek olarak verilebilir.



Arsenik
Özellikle kirli içme sularında bulunan bir tür zehirli maddedir. Bir dönem İzmir’deki içme suyunda arsenik olduğu iddiası ortaya atılmıştı ve ciddi bir panik oluşmuştu. Arsenik suyuna milyonlarca insanın maruz kaldığı bilinen bir gerçektir.

Izgarada Yanan Et
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Mangalda et pişirmek elbette harika bir deneyim; ancak bu esnada etlerin pişirme sürelerine bir nebze dikkat etmelisiniz. Fazla pişen etler her daim tehlike saçabiliyor. Yanan ya da gereğinden fazla ızgarada kalan etler kanser açısından risk teşkil ediyor.

Kömür
Kanseri tetikleyen en sinsi unsurlardan biri de kuşkusuz ki kömürdür. Kömür madeni ile daimi olarak işi gereği karşı karşıya gelen işçiler özellikle 1. sınıf risk grubunda yer alıyorlar.

Alkol
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Ara sıra alkol tüketmek değil de her gün, istikrarlı bir şekilde alkol tüketmek ciddi bir problem. Özellikle çok yüksek alkol tüketimi, kanser açısından ciddi bir tehlike saçabiliyor.



Tuzda Terbiye Edilen Balık ya da Et
Tuzda terbiye edilen balıkta ya da ette yoğun şekilde nitrat yer alıyor. Nitratın da kanseri tetikleyen bir madde olduğunu söylemek güç değil.

Sosis, Salam ve Sucuk
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Bu tip besinler işlenmiş et ürünleri olarak genelleniyor. Dünya Sağlık Örgütü bu tip tüketimlerin azaltılmasını öneriyor. Özellikle ne idüğü belirsiz yerlerden, bilmediğiniz markalara sahip ürünlerden uzak durun.

Doğum Kontrol Hapları
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Doğum kontrol haplarının kanser için bir tehlike arz ettiği pek bilinmez; ancak ne yazık ki gerçek. Bu nedenle doğum kontrol hapı aldığınızda bu tip bir etkiye sahip olabileceğini de düşünmelisiniz.

Aile
Genetik faktörlere bu noktada tabi ki özel bir parantez açmak zorundayız. Genetik faktörler kanser vakalarında %10’luk bir etki alanına sahip.

Obezite Problemi
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Çağımızın ne yazık ki kanayan yarası obezite. Pankreas ya da göğüs kanserlerinde genelde obezite sorunları işaret ediliyor. Obezitenin yüzlerce olumsuz sonucundan sadece bir tanesi; ancak belki de en ciddi etkilerinden birisi olduğunu söyleyebiliriz.

Bu listeyi daha da uzatmak mümkün. Gerek beslenme, gerekse de uyku düzenimiz ve yaşam kalitemiz açısından alacağımız elbette çok dersler var. Daha sağlıklı yarınlar için beden sağlığımıza oldukça dikkat etmeliyiz. Sağlıklı günler dileriz.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Meyve Sebzelerinizi Zirai İlaçlardan Temizleyin
Meyve ve sebze tüketmek elbette sağlığımız için son derece önemli. Fakat son zamanlarda meyve ve sebze üretiminde verimliliği artırmak adına ne yazık ki sağlığımızı tehdit eden yöntemlere başvuruluyor. Bu durum, meyve tüketicilerinin deyim yerindeyse psikolojilerini bozmuş durumda.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Özellikle meyve tüketirken ürünlerin üstünde kimyasal tarım ilaçlarının kalıp kalmadığını düşünmek, tadımızı kaçırabiliyor.Bu endişelerin elbette çok haklı karşılıkları var. Ama yine de panik yapmaya ve kendinizi bu konuda çaresiz hissetmenize gerek yok.


Çünkü meyve sebzeleri tehlike saçana zirai ilaçlardan temizlemek mümkün. Üstelik bu yöntemler bilim adamları tarafından da onaylanmış durumda. Geleneksel yöntemler arasında bol suyla yıkamak, meyve ya da sebzeyi sirkeli suya yatırmak, oldukça popülerdi diyebiliriz.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


ABD’de yakın zaman önce yapılan bir deney, bu konuyla alakalı ezberleri bozacak gibi görünüyor. ABD’li bilim adamları meyve ve sebzeleri sorunsuz bir şekilde temizlemek adına kapsamlı bir deney gerçekleştirdi ve sonu., oldukça memnun ediciydi. Hemen bu deneyin içeriğinden söz edelim.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Zaten bilim adamları çok uzun zamandan bu yana ilaç kalıntılarının besinler üzerindeki etkisi üzerine ciddi anlamda kafa yoruyordu. Bu deneylerden bir tanesi geçtiğimiz günlerde elmalar üstünde gerçekleştirildi. Deney için bilinçli olarak üzerlerine zirai ilaç boşaltılmış elmaların bazıları musluk suyunda, bazıları ise çamaşır suyunda ve su karbonat karışımında bekletildi. Deney sonunda çamaşır suyunun etkili olması beklenirken sonuçlar bir hayli şaşırtıcı oldu. 3 farklı opsiyon arasında öne çıkan karbonatlı su oldu. Karbonatlı suyla yıkanan elmalar açık ara farkla en çok temizlenen elmalar oldu.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Hatta uzunca bir süre elmaları fırçaladığınız takdirde temizlenme oranının %90’ın üzerine çıktığı görülüyor. Uzun lafın kısası, evlerinizde meyve ve sebzelerde yer alan olası tarım ilacı kalıntılarını yok etmek adına bol miktarda karbonat barındırmalısınız. Bu mucizevi yöntemle meyve ve sebzelerinizi her daim tertemiz tutabilirsiniz. Ortaya çıkan sonucu doğrudan fark edemezsiniz ya da göremeseniz bile en azından sağlığınız adına içiniz çok rahat olacaktır.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Sonuçta en sağlıklı sebzelerde ya da meyvelerde dahi tarım ilacı kalıntılarına rastlayabiliyoruz. Üstelik sadece bir değil, birden fazla tarım ilacı kalıntısı söz konusu olabiliyor. Çilek, elma ve ıspanak konusunda özellikle dikkat etmenizi şiddetle tavsiye edebiliriz. Soğan, mısır ve kivi ise her daim temiz olan besinler arasında yer almayı başarır.

Kaynak:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Dışarıda Çok Fazla Yemek Yiyenleri Bekleyen Tehlike
Hepimiz az ya da çok, bir şekilde dışarıdaki restoranlarda, lokantalarda ya da fast food mekanlarda yemek yeme alışkanlığına sahibiz. Özellikle bu durum çalışanlar için rutin bir duruma dönüşmüş durumda. “Koca koca insanlarız, evden beslenme mi getirelim” dediğinizi duyar gibiyiz.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Açıkçası dışarıda yenen yemeklerin sağlık açısından ne tür sonuçlar yarattığına dair bazı yeni raporlar yayınlandıkça evden yemek götürenlerin sayısında önemli bir artış olabilir.


Bunun hem daha ekonomik hem de daha sağlıklı olacağı kesin. Dışarıda yenen yemeklere dair her ay yeni bir araştırmayla karşılaşıyoruz. Yakın zaman önce Silent Spring Endüstrisi bu konuda özel bir araştırmaya imza attı.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Sağlıklı Beslenme Anketi adı altında toplamda 10 bin kişiyle görüşüldü. Neticede PFAS şeklinde bilinen kimyasal maddeye maruz kalan kişilerin istikrarlı bir şekilde dışarıdan yemek yediği sonucuyla karşılaşıldı. Anket kapsamında katılımcılara günlük ve haftalık olarak yedikleri yemekler soruldu. Katılımcılara aynı zamanda kan tahlilleri de yapıldı. Evde yemek yiyen inanların kanlarında dışarıda yemek yiyen insanlara kıyasla çok daha az düzeyde kimyasal maddeye rastlandı.



Araştırmacılar her şekilde evlerde hazırlanan yemeklerin restoran yemeklerinden çok daha sağlıklı bir içeriğe sahip olduğunu vurguladı. Buna rağmen elbette dışarıda yemek yemenin pek çok kişi için karşı konulmaz bir cazibesi var. Reklamın gücü, yemeklerin kokusu ve sunumu, yemeklerin çeşitliliği, servis vs. insanlar için cazip bir durum. Aynı zamanda evde yemek hazırlamak, en hafifinden emek isteyen bir süreç.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Restoranlardaki yemeklerin sağlıksız olmalarının en önemli nedeni tazelik konusunda belli bir özene sahip olunmaması. Aynı zamanda daha fazla kar elde etmek adına yan ürünlerin ucuz olarak tercih edilmesi ve yedekleme sürelerinin çok uzun olmasını da ekleyebiliriz. PFAS adı verilen kimyasallar kanser ve düşük doğum gibi riskleri içinde barındırır. Ayrıca paketlenmiş gıdalarda da benzer bir tehlike olabileceği söyleniyor. Environmental Health Perspectives isimli dergide bu konuya ilişkin özel bir bölüm ayrıldı. Tükettiğimiz hazır gıdalarla PFAS arasındaki bağlar ilk defa bu tip bir çalışmayla ortaya konulmuş oldu diyebiliriz.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Yabancı Dil Öğrenmenin En Eğlenceli 7 Yolu
Yabancı dil Türkiye’de hep belli geleneksel yöntemler üzerinden öğretilmeye çalışılıyor. Oysa artık daha modern ve renkli eğitim metotlarının yabancı dil üzerinde ne kadar etkili olduğu kabul edilen bir gerçek. Klasik, dört duvarın arasına sıkışan yabancı dil eğitimlerinden ziyade bu eğlenceli ve yaratıcı yöntemlere şans vermeyi deneyin. Hem akılda kalıcı hem de daha fazla keyif alabileceğiniz yöntemleri deneyerek ne kadar verimli sonuçlar elde edebileceğinizi görebilirsiniz. Yabancı dil öğrenme aşkınızı yaratıcılığınızla birleştirmek istiyorsanız aşağıda yer alan alternatif yöntemlere göz atabilirsiniz.

1. Sabahları Kalktığınızda 10 Yeni Sözcük Öğrenin!
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Yabancı dil öğrenmek istiyorsanız bunun bir disiplin ve istikrar işi olduğunu unutmayın; ancak bu alanda tek ve salt bir yöntemden bahsetmek olanaksızdır. Örneğin sabahları kalktığınızda kendinizi 10 yeni sözcük öğrenmeye odaklayabilirsiniz. Elbette sabah kalktığınızda panik içinde evden çıkmak durumunda kalacağınız zamanları bir tarafa ayırıyoruz; fakat genelde herkesin sabahları 10 tane yeni sözcük öğrenecek kadar bir vakti vardır. Sabahları zihin öğrenmeye açık ve enerjiktir.


Bunu dil öğrenme noktasında bir avantaja çevirebilirsiniz. Gramer yabancı dil için temel bir problemdir. Bu problemi bu eğlenceli yolla kolay şekilde aşabilirsiniz. Zaten yabancı dil öğrenirken en sık kullanılan ortalama 1000 sözcüğü öğrendiğiniz zaman, sözcüklerin %90’lık bir bölümü size artık daha tanıdık gelmeye başlar. Buradan hareketle, ortalama 3 ay boyunca bu yöntemi uygularsanız, sürecin sonunda size temel oluşturacak bir altyapı sağlamış olursunuz.

2. Değiş Tokuş Yöntemini Deneyin
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Son zamanlarda özellikle de internetin yaygınlaşmasıyla beraber insanlar kendilerine genelde dil partnerleri aramaya başlamış durumda. Dil partneri farklı dillere sahip iki kişinin yabancı dil öğrenme süreçlerinde birbirlerini beslemesi anlamına gelir. Bunun hem eğlenceli, hem sosyal hem de çok verimli bir yöntem olduğu kesindir. Ücretsiz bu yöntemi denemek için hemen harekete geçebilirsiniz. Hatta web üzerinde sadece bu konuya odaklanmış pek çok uygulamanın da olduğunu söyleyebiliriz. Türkçeyi öğrenmek isteyen bir kişiye yardımcı olmak ve karşılığında yeni bir dil öğrenmek için partner yöntemini es geçmememizi öneririz. Bugün bazı ülkelerde bu tip dil değişimleri için insanlar büyük organizasyonlar ve toplantılar organize ediyor. Bizde ne yazık ki daha tam anlamıyla böyle bir gelişim söz konusu değil.

3. Online Oyunlara Dalış Yapın
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Mobil cihazların yaygınlaşmasıyla beraber oyun tutkusu dünyada her yaş aralığına yayılmış durumda. Bu durum elbet bizim ülkemizde de bu şekilde. Peki, bu durumu neden dil öğrenme süreçlerinde bir avantaja çevirmiyoruz? Bilhassa genç nüfusun zamanını büyük ölçüde oyun oynayarak geçirdiği bir dönemdeyiz.
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
aslında iyiye kullanıldığında zeka geliştirici bir işleve de sahip olabilir. Tabi bu durum biraz da oyunun ya da uygulamanın içeriğiyle de alakalı bir durum.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Nitelikli oyunlar sayesinde size verilen görevleri yerine getirmek adına İngilizce komutları anlamak durumundasınız. Oyunlarda genelde İngilizce dili hakimdir. Sadece oyun oynayarak bile dilini geliştiren çok sayıda genç insan var. Online oyunlarda da internaktif bir konuşma olduğu için bu konuşmaları anlamak için ekstra çaba sarf etmek zorunda kalırsınız. Tüm bu çabalar, basit bir oyun sayesinde bile dilinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır. Bu hem oyunu da daha başarılı şekilde oynamanızı sağlar.



4. Youtube Videolarını İzleyin
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Youtube evrensel ve oldukça büyük bir video ağıdır. Son birkaç senede müthiş bir dünya yaratmayı başaran Youtube’da gezerken yabancı dilinizi geliştirmeniz mümkün. Özellikle doğru yabancı kanallara abone olmanız halinde yabancı dilinizi rahatlıkla geliştirebilirsiniz. Yabancı gezi kanalları ile hem yeni kültürleri tanır hem de videoları izlerken farkında olmadan dile de aşina olmaya başladığınızı görürsünüz. İnternette basit bir araştırma yaptığınızda yabancı dilinizi geliştirecek çok özel Youtube kanallarının olduğunu görebilirsiniz.

5. Çok Beğendiğiniz Şarkıları Çevirin
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Sevilen şarkıları tercüme etmek de çok etkili yöntemler arasında kabul görür. Sizler de hayranı olduğunuz ve dilinizden düşürmediğiniz yabancı şarkıları çevirerek dil gelişiminize katkı sunun. Şarkıları çevirdiğinizde aslında Türkçede olduğu gibi yabancı dillerde de pek çok havalı a da devrik diye tabir edebileceğimiz cümle olduğunu görebilirsiniz. Bunu yapmak için en azından başlangıç aşamasında görece basit şarkıları tercih etmeniz daha yerinde olacaktır. Telefonunuza indireceğiniz uygun bir program sayesinde şarkı akarken sözlerini kolayca da takip edebilirsiniz. Örneğin Musixmatch isimli program bu anlamda oldukça ideal bir program olarak gösterilebilir. İnternette araştırma yaptığınızda benzer şekilde ücretsiz olarak yabancı şarkıları eş zamanlı çeviren programlara rastlamanız mümkündür.



6. Telefonunuzun Ana Dilini Değiştirmeyi Deneyin
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Kulağa garip ve çılgınca gelebilir ama bunu en az bir defa deneyin ve sonucu görün. Hangi dili öğrenmek istiyorsanız o ülkenin dilini ayarlayın. Ayarlar/Telefon Ayarları/Dil Ayarları şeklinde girmeniz yeterli olacaktır. Bu alanda karşınıza onlarca yabancı dilin çıkacağını göreceksiniz. Sizi heyecanlandıracak çok ama çok ilginç dilleri bile bu şekilde görmeniz olası. Bir süre telefonunuzu bu şekilde kullandığınızda menüler ve alt menüler sayesinde zaten çok sayıda kelimeyi kolayca öğreneceksiniz. Daha da önemlisi eğlenceli bir yöntem olduğundan ve sürekli geri dönüp kullanacağınızdan, gözünüzün önünde durak yüzlerce kelime aklınıza kazınmaya başlayacak. Bu yöntemi denemenizi tavsiye ederiz.

7. Yabancı Filmleri Dublajlı İzlemeyin
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Yabancı dizi ya da filmleri dublajlı olarak izlediğinizde hem film keyfini düşürürsünüz hem de İngilizce öğrenme fırsatını kaçırırsınız. Ülkemizde her ne kadar dublaj çalışmaları çok başarılı olsa da hiçbir şey filmin orijinal seslerini ve dilini karşılamaz. Film kültürünüzü geliştirmek ve yabancı dili daha kolay benimsek için filmleri dublajlı yerine altyazı ile takip edin. Bu aynı zamanda telaffuz açısından da çok faydalı olacaktır. Çünkü bu sayede her repliğin nasıl telaffuz edildiğini canlı canlı takip etme şansınız olacaktır. Diğer yandan dilin kültürle olan canlı bağına tanıklık edeceksiniz. Dili daha organik ve doğal bir atmosfer içinde öğrenmek için filmler ya da diziler müthiş fırsatlar sunar. Kültürel dinamiklere de dil kadar hakim olabilmek için detaylara hakim olmak zorundasınız. Bunun da yollarından biri yabancı filmleri ve dizileri orijinal haliyle takip etmekten geçiyor.

Yabancı Dil Öğrenmek İlgili bu içerikleri de mutlaka okuyun!
  1. Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
  2. Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
  3. Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
  4. Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
  5. Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Bilimin Dahi Açıklamakta Güçlük Çektiği Olgular
Bilim, nesnel verilerden hareketle, neden sonuç ilişkilerine dayalı açıklamalarda bulunur. Fakat bazen öyle doğaüstü öyle mucizevi durumlar vardır ki bilim açıklamakta gerçek anlamda yetersiz kalır. Bilimin açıklamakta güçlük çektiği bazı durumları sizler için derledik.

1. Beden ile Zihin Arasındaki Bağlantılar
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Plasebo etkini çoğumuz duymuştur. Bu zaten başlı başına zihin ile beden arasındaki güçlü ve bir o kadar da ilginç olan bağın ispatı. Örneğin ilaç aldığınızdan haberiniz yok; ancak derdinizi kısa süre içinde çözecek bir ilaç kullandığınızı zihninizde düşündünüz. Kısa süre sonra bu düşüncenin varlığı dahi bedenen kendinizi daha iyi hissetmenize neden olabiliyor. Bu psikolojik bir his mi yoksa tıbbi açıdan belirtiler de sunan bir mucize mi muamma ama beden ve zihin arasında bir ilişki olduğu çok açık.


2. Hayaletler
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Aslında hayaletlerin varlığına dair şu ana dek herhangi bir bilimsek ispattan söz etmek mümkün değildir. Fakat buna rağmen bugüne kadar dünyanın pek çok ayrı bölgesinden, ayrı kültürlerden ve farklı yaş gruplarından insanlar, hayaletleri gördüğüne veya hayaletlerle konuştuklarına inanıyor. İnsanlar nihayetinde genelde ölümden sonra hayaletlerle karşılaşacaklarını düşünüyor ve dolayısıyla muhtemelen beyin bu duruma karşı bir güvenlik ya da bir savunma mekanizması geliştirmeye çalışıyor.

3. Dejavu
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Dejavu daha önce yaşanmış bir olayı yeniden yaşıyormuş duygusuna kapılmak. Sanki o mekanı daha önce görmüşsünüzdür, o insanı daha önceden tanıyormuşsunuz ya da o gün yaşanan olayları ikinci kez yaşıyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Sanki flu görülen bir anı gibidir. Bu ilginç duygu hemen herkeste en az bir kez yaşanmıştır. Sanki bu büyük paralel evrende bizle özdeş varlıklar ya da ruhlar var gibi düşünmeye başlarsınız. Dejavunun, bu büyük ve gizemli evrenin yansımaları olduğu düşünülüyor ama tabi bunlar birer öngörü.

4. Taos Kentindeki Uğultu
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


New Mexico eyaletinde bulunan Taos adlı kent çok ilginç bir iddia ile gündeme geldi. Buraya giden turistler kentte çölü andıran, düşük tonlu garip uğultuların olduğunu söylüyor. Üstelik bunu yüzlerce farklı kişi, farklı zamanlarda söylüyor. Taos kentinde oturan her 100 kişiden 3 tanesi bu iddiaya katılıyor. Kimileri çöldeki akustik problemlerinin böyle bir sonuç yarattığını düşünüyor. Kimileri ise toplumsal histeri probleminin kendini ele verdiğini düşünüyor. Asıl garip olan ise henüz tek bir kimsenin, bu tuhaf sesin kaynağına ulaşamamış olması.



5. Psişik Güçler
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Kimi insanlar duyusal güçlerinin, doğaüstü özelliklerinin olduğuna inanıyor. Daha da ilginci bu düşüncesini yüzlerce ve hatta binlerce kişiye kendince kanıtlıyor. Fakat hiçbir zaman böyle güçlere sahip olan insanlar, bilimsel olarak kendilerini kanıtlayamayacaklar. Çünkü bir takım gizemli güçleri olan insanlar, bilimin kendilerine şüpheyle yaklaştıklarını ve bu nedenle de böyle testlerde güçlerinin azalmaya başladığını söylüyor. Bu gerekçeden dolayı bu tip insanların güçlerini test etmek olanaksızlaşıyor.

6. Ölüm Sonrası Hayatın Varlığı
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


İşte geldik en çok merak edilen konuya. Tüm insanların peşinden koştuğu bu soruya yüzyıllardır kafa yoruluyor ama hala bir orta yol bulunmuş değil. Bilim ölümden sonra ne olacağına dair herhangi bir yargıyı kanıtlayacak bir pozisyonda değil. Genelde kafalardaki imaj, ölümden sonra karanlık bir tünele girileceği ve sonunda bir ışık huzmesinin yer aldığına ilişkindir. Kimi insanlar için de ölüm sonrası hayat huzur vericidir çünkü sevdikleriyle orada görüşeceklerini düşünürler. Öldükten sonra dünyaya geri gelip yaşadıklarını anlatan bir kimse olamayacağına göre bu konu sonsuza dek muamma olarak kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

7. UFO Meselesi
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Son yılların en gizemli sorularından bir tanesi de bu: UFO’lar gerçekten var mı? Bilim bu konuda net bir yargıya varabilmiş değil. UFO kavramını duyduğumuzda çoğunlukla akıllara uçan o meşhur daireler gelir. UFO’nun zaten açılımı tanımlanamayan ve uçan nesnelerdir. Pek çok ülkede gökyüzünde garip ve uçan, zaman zaman duran nesneler olduğu savunulmuştur. Hatta bu konuda pek çok gizemli hikaye ve video kayıtları mevcut. Yine de bunların ne olduğuna dair farklı görüşler de söz konusu olduğu için toptan bir kabul hiçbir zaman gerçekleşmedi. Dolayısıyla bu konu da şimdilik gizemini koruyor.
 

osmankeosmanke is verified member.

BELKİ SARAYIMIZ YOKTU AMA BİZ HEP KRAL`DIK
Yönetici
Admin
Puan 113
Çözümler 0
Katılım
7 Haz 2019
Mesajlar
4,213
Puan
113
Konum
TR,İSTANBUL
Web sitesi
turkvod.com
osmankeosmanke is verified member.
Pi Sayısına Dair Her Şey Burada
“Pi Sayısı” hiç kuşku yok ki Matematik alanının en popüler, en fenomen sayısıdır. Hatta öyle ki bu özel sayı ile alakalı özel bir gün bile var. 14 Mart, tüm dünyada “Pi Sayısı Günü” olarak kutlanıyor. ABD tarih formatında 14 Mart günü 3/14 biçiminde geçiyor.

Pi Sayısı nedir?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Pi sayısı esasen bir oranı ifade eder. Bir dairenin çevresinin çapına bölünmesi sonucu ortaya çıkan değerdir. Pi Sayısının tarihte kim tarafından bulunduğuna dair herhangi bir veri yoktur. Çünkü Pi Sayısı tarih boyunca çok farklı milletlerce kullanılmıştır. Babiller, Akdeniz medeniyetleri ya da Orta Doğu ülkeleri, söz konusu sayıyı aktif olarak kullandı. Aslında her uygarlık Pi Sayısını farklı bir değer olarak kabul etti. Buna rağmen en kabul gören değeri 3.14 şeklindedir.



Yunan Alfabesinin 16. Harfi
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Pi sayısının sembolü bizzat Yunan alfabesinden kaynaklanıyor. Yunan alfabesindeki 16. harf, Pi sayısı için kullanılan sembolle aynıdır. Özellikle 1737 senesinde L. Euler isimli matematikçi bu sembolü sıklıkla kullandı ve kendisinden sonra gelen matematikçileri de etkiledi. Pi sayısı M.Ö. 2000’li yıllardan bu yana kullanılıyor. Babiller Pi sayısını 3,125 olarak kabul etmiştir. Eski Yunan’da ise Pi sayısının 3,162 olarak kabul edildiği görülüyor. Zaman içinde pi sayısının virgül sonrası 20 basamağı dahi hesaplanmıştır.

Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Pi sayısı bir matematiksel sabit olarak geçiyor. Çok eski yıllardan bu yana kullanılması, çember gibi popüler bir figürle ilgili olması, popülerliğini her daim taze tutmuştur. Matematik bilimi içinde belli bir karmaşaya sahip olsa da popüler dünyanın içinde kültürel bir öğe olarak kabul edilen Pi Sayısı, pek çok alanda tema olarak ele alınmıştır. Yakın zaman önce Pi ile alakalı özel bir sinema filmi bile yapıldı.



Guinnes Rekorlar Kitabına Girdi
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Aşırı tutucu dinciler, eğitim kurumlarında Pi sayısının 3 şeklinde öğretilmesini savunmuşlardır. Guinnes Dünya Rekorları Kitabı’nda Pi Sayısı ile ilgili bir bölüm bulunmaktadır. Bir katılımcı Pi sayısının 100 bin rakamını ezberlemiştir. Rekor, tam 24 saatlik bir zaman dilimine yayılmıştır. Diğer yandan İngiltere’de Pi Sayısından ilham alınarak bir şiir yazma biçimi bile ortaya çıkmıştır. Yani Pi Sayısı edebiyat alanında bile kendini var etmeyi başarmıştır. Şu ana dek Pi sayısı 1.24 trilyoncu basamağa dek hesaplanabilmiştir. Bu rakamı bilgisayara aktarabilmek için geniş çaplı bir hard diske ihtiyaç duyulmaktadır.



Bütün Verileri Kapsar
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.


Pi uzun biçimde yazıldığında potansiyel olarak her türlü veriyi içinde barındırır. Harflerle, rakamlar arasındaki sonsuz kombinasyonlar birer kod gibi burada yer alır. Bugün matematikte pek çok hesaplamada Pi sayısına başvuruluyor. En karmaşık formüllerde dahi Pi sayısının varlığı kurtarıcı olabiliyor. Bu anlamda matematik için gerçek anlamda mucizevi bir keşiftir diyebiliriz. Pi sayısının bilinen sembolü π şeklindedir.

Pi sayısı ne işe yarar! İzleyin…

 
Üst Alt